Meme Dikleştirme (Mastopeksi) | Sarkık Meme Ameliyatı | Dr. İbrahim Tabakan

Meme Dikleştirme Ameliyatı

Meme dikleştirme, tıbbi adıyla mastopeksi, sarkmış memeleri yeniden şekillendirmek ve daha dik bir konuma getirmek için uygulanan cerrahi bir prosedürdür. Bu işlemde temel amaç, fazla meme derisini çıkarmak, meme dokusunu yeniden konumlandırmak ve meme ucunu (areola) daha yüksek ve gençlikteki doğal pozisyonuna taşımaktır.

Meme dikleştirme, meme hacmini önemli ölçüde artırmaz veya azaltmaz; esas odak noktası memenin şekli ve konumudur. Ancak, hastanın ihtiyacına göre meme küçültme veya büyütme işlemleri ile kombine edilebilir.

Meme sarkması (ptoz), yaşlanma, hamilelik, emzirme, significant kilo kaybı, genetik yatkınlık veya yerçekiminin uzun vadeli etkileri gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen yaygın bir durumdur. Meme sarkıklığının derecesi, meme ucunun meme altı kıvrımına (inframamary fold) göre konumu esas alınarak sınıflandırılır. Hafif sarkıklıkta meme ucu meme altı kıvrım hizasında, orta derecede sarkıklıkta meme ucu kıvrımın altında ancak memenin en çıkıntılı noktasının üzerinde, ileri derecede sarkıklıkta ise meme ucu memenin en alt noktasında ve aşağıya doğru bakacak şekilde konumlanır. Meme dikleştirme ameliyatı, bu sarkıklığı düzelterek memeyi genç ve diri bir görünüme kavuşturmayı hedefler. İşlem sırasında meme başı ve areolanın duyusunu sağlayan sinirler ile emzirme fonksiyonu için gerekli yapılar korunmaya çalışılır.

Meme Dikleştirme Ameliyatı Hangi Durumlar ve Amaçlar İçin Uygulanır?

Meme dikleştirme prosedürü, hem fiziksel rahatsızlıkların giderilmesi hem de estetik kaygıların ele alınması amacıyla tercih edilen bir cerrahi yaklaşımdır. Meme sarkıklığı, yalnızca görsel bir mesele olmayıp, hastanın günlük yaşam kalitesini etkileyebilen çeşitli fiziksel sıkıntılara da yol açabilir.

Fiziksel rahatsızlıklar arasında en sık karşılaşılan durum, meme altı kıvrım bölgesinde oluşan cilt problemleridir. Sarkık memeler nedeniyle bu bölgede hava sirkülasyonu yetersiz kalır ve sürtünmeye bağlı olarak pişik, mantar enfeksiyonları, tahriş ve kötü koku gelişebilir. Bu durum kronik bir hal alarak hastanın konforunu önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca, sarkık ve ağır memeler omuz ve sırt bölgesinde ağrıya, duruş bozukluklarına ve sütyen askılarının omuzlarda derin izler bırakmasına neden olabilir. Bazı hastalar, memelerinin sarkıklığından dolayı fiziksel aktivitelerde kısıtlanma yaşayabilir veya giyim konforunda zorluklarla karşılaşabilir.


Estetik ve psikolojik faktörler ise hastaların cerraha başvurmasında önemli bir motivasyon kaynağıdır. Memelerin sarkık görünümünden memnuniyetsizlik, birçok kadında özgüven eksikliğine ve vücut imajı ile ilgili kaygılara yol açabilir. Hastalar, sarkık memelerin yaşlı ve bakımsız bir görünüm yarattığını düşünebilir ve bu durum sosyal ortamlardan kaçınmalarına neden olabilir. Meme dikleştirme ameliyatı, memeleri daha genç ve diri bir forma kavuşturarak hastaların kendilerini fiziksel ve psikolojik açıdan daha iyi hissetmelerine yardımcı olur. Özellikle hamilelik ve emzirme döneminden sonra memelerinde hacim kaybı ve sarkma yaşayan kadınlar için bu prosedür, eski formlarına kavuşma konusunda etkili bir seçenek sunar.

Meme Dikleştirme Teknikleri

Meme dikleştirme ameliyatında kullanılacak teknik, meme sarkıklığının derecesine, meme dokusunun miktarına, areolanın boyutuna ve konumuna, hastanın cilt kalitesine ve cerrahın tercihine bağlı olarak belirlenir. Temel prensip, fazla derinin çıkarılması, meme dokusunun yeniden şekillendirilmesi ve meme ucunun daha yüksek bir pozisyona taşınmasıdır.

Doughnut (Simit) Mastopeksi

Hafif derecede sarkıklığı olan ve areola boyutunda büyüme olan hastalar için "areola çevresi (periareolar) mastopeksi" veya "doughnut (simit) mastopeksi" tekniği uygulanabilir. Bu yöntemde, areolanın çevresine dairesel bir kesi yapılır. Areolanın etrafındaki fazla deri çıkarıldıktan sonra, areola daha küçük bir çapa indirilir ve daha yukarıya taşınarak dikilir. Bu teknik en az izi bırakır, çünkü iz sadece areola çevresinde kalır ve genellikle meme ve areola rengi arasındaki sınıra saklanır. Ancak, bu yöntem sadece hafif sarkıklıklar için uygundur ve areolada tekrar genişleme riski bulunur.

Vertikal (Dikey) Mastopeksi

Orta derecede sarkıklığı olan hastalar için "vertikal (dikey) mastopeksi" veya "lollipop (lolipop) mastopeksi" tekniği tercih edilebilir. Bu yöntemde, areola çevresindeki dairesel kesiye ek olarak, areoladan meme altı kıvrıma kadar uzanan dikey bir kesi yapılır. Bu teknik, cerraha memeyi daha iyi şekillendirme ve daha fazla deri çıkarma imkanı tanır. Dikey kesi sayesinde memenin alt kısmı daha iyi sıkılaştırılabilir ve daha doğal bir konik şekil elde edilebilir. İz, areola çevresinde ve areoladan meme altı kıvrıma doğru inen dikey bir çizgi şeklindedir.

Inver T Mastopeksi

İleri derecede sarkıklığı olan veya önemli miktarda deri fazlalığı bulunan hastalar için "invert T (Ters T)" veya "anchor (çapa) mastopeksi" tekniği gerekli olabilir. Bu teknik, vertikal mastopeksiye ek olarak, meme altı kıvrım boyunca uzanan yatay bir kesi içerir. Bu, çapa şeklini andıran bir kesi deseni oluşturur. Bu yöntem, en fazla sarkıklık ve deri fazlalığı durumlarında en etkili sonucu sağlar ve cerraha maksimum kontrol imkanı verir. Ancak, en fazla izi bırakan tekniktir. Yatay kısımdaki iz genellikle meme altı kıvrımda gizlenir. Hangi tekniğin uygulanacağına, hastanın meme yapısı ve cerrahın değerlendirmesi doğrultusunda karar verilir. Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır ve birkaç saat sürebilir.

Meme Dikleştirme Ameliyatı İçin Uygun Aday Kimdir?

Meme dikleştirme ameliyatı, belirli kriterleri karşılayan bireyler için düşünülebilecek bir seçenektir. İdeal bir aday, öncelikle memelerinde belirgin bir sarkıklık olduğunu düşünen ve bu durumdan fiziksel veya psikolojik olarak rahatsızlık duyan kişidir. Meme uçlarının meme altı kıvrım seviyesinin altına inmiş olması, sarkıklığın objektif bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Adayın genel sağlık durumunun iyi olması ve ameliyat riskini artırabilecek kontrol altında olmayan diyabet, kalp-akciğer hastalığı veya kanama bozukluğu gibi sistemik bir rahatsızlığının bulunmaması temel koşuldur.

Meme gelişiminin tamamlanmış olması ve hastanın ideal kilosuna yakın olması önemli diğer faktörlerdir. Ameliyat genellikle 18 yaş ve üzeri, meme gelişimi durmuş bireyler için önerilir. Önemli kilo dalgalanmaları, ameliyat sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğinden, hastanın istikrarlı bir kiloyu koruyor olması veya hedef kilosuna çok yakın olması tercih edilir. Eğer hasta planlı bir kilo verme programındaysa, ameliyatın kilo verdikten sonra yapılması önerilir. Sigara kullanımı, meme dikleştirme ameliyatı için önemli bir risk faktörüdür. Sigara, dolaşımı bozarak yara iyileşmesini geciktirir ve doku kaybı (nekroz) riskini önemli ölçüde artırır. Bu nedenle, cerrahlar hastalarından ameliyattan önce sigarayı bırakmalarını ve sonrasında da kullanmamalarını kesinlikle ister.

Meme Dikleştirme Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

Meme dikleştirme ameliyatı öncesi hazırlık süreci, işlemin güvenliği ve başarısı için büyük önem taşır. Bu süreç, kapsamlı bir muayene ve danışmanlık ile başlar. Cerrahınız, memelerinizi detaylı bir şekilde değerlendirir; sarkıklık derecesini, meme dokusunun yoğunluğunu ve elastikiyetini, areola konumunu ve boyutunu, cilt kalitesini ve asimetri olup olmadığını inceler. Ayrıca, meme içinde herhangi bir kitle varlığını kontrol eder ve genellikle ameliyat öncesi rutin bir mamografi veya ultrason isteyebilir, özellikle 40 yaş üstü hastalarda veya aile öyküsü olanlarda bu tetkik önem taşır. Cerrahınız, size uygulanacak tekniği, kesi yerlerini, beklenen izleri, olası riskleri ve iyileşme sürecini detaylı bir şekilde anlatacaktır.

Muayenenin ardından, genel sağlık durumunuzun değerlendirilmesi için çeşitli tıbbi tetkikler istenecektir. Bunlar arasında kan testleri, kanama ve pıhtılaşma parametrelerinin incelenmesi ve EKG bulunur. Bu tetkikler, anestezi almaya uygun olup olmadığınızı belirlemek ve ameliyat sırasında karşılaşılabilecek riskleri en aza indirmek için yapılır. Bir diğer kritik hazırlık adımı ise ilaç düzenlemesidir. Kan sulandırıcı etkisi olan aspirin, ibuprofen, warfarin gibi ilaçların ve bazı bitkisel takviyelerin (Ginkgo Biloba, E Vitamini, balık yağı gibi) ameliyattan belirli bir süre önce kesilmesi gerekir. Bu düzenleme, ameliyat sırasında ve sonrasında kanama riskini azaltmak için hayati öneme sahiptir.


Ameliyat öncesi dönemde ayrıca bir anestezi uzmanı tarafından değerlendirilirsiniz. Anestezi uzmanı, sizin için en uygun anestezi yöntemini belirleyecek ve ameliyat gününe ilişkin bilgilendirme yapacaktır. Ameliyat günü için ise genellikle belirlenen saatten 6-8 saat öncesinden itibaren katı ve sıvı gıda alımının kesilmesi istenir. Ameliyat günü makyaj, oje, takı ve değerli eşyalar kullanılmamalı, rahat ve önü düğmeli kolay giyilip çıkarılabilen bir kıyafet tercih edilmelidir. Ayrıca, iyileşme döneminde ihtiyaç duyabileceğiniz reçeteli ağrı kesicileri, destekleyici sütyenleri, yastıkları ve yumuşak gıdaları önceden hazırlamak, süreci daha konforlu kılacaktır.

Meme Dikleştirme Sonrası İyileşme ve İyileşme Süreci

Meme dikleştirme sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, ancak genel olarak belirli aşamalardan oluşan bir süreçten bahsedilebilir. Ameliyat sonrası ilk 24-48 saat, akut dönem olarak kabul edilir. Bu dönemde, memelerde önemli ölçüde şişlik, morluk ve ağrı olması beklenen bir durumdur. Ağrı, reçete edilen ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Memeler sargılar ile sarılı olabilir veya doğrudan cerrahi bir sütyen giydirilmiş olabilir. Ameliyat kesi hatları boyunca geçici drenler (küçük tüpler) yerleştirilmiş olabilir; bunlar fazla sıvı ve kanın birikmesini önlemek içindir ve genellikle birkaç gün sonra çıkarılır. Bu ilk günlerde dinlenmek, ağır kaldırmamak ve ani hareketlerden kaçınmak çok önemlidir.

İlk hafta boyunca şişlik ve morluklar yavaş yavaş azalmaya başlar. Hastalar genellikle birkaç gün içinde hafif ev işlerini yapabilecek hale gelirler, ancak dinlenmeye devam etmek esastır. Dikişler genellikle kendiliğinden eriyen türdendir, eğer değilse 1-2 hafta içinde alınır. İlk kontroller bu dönemde yapılır ve cerrahınız iyileşmeyi değerlendirir. Duş almak genellikle cerrahınızın onayı ile birkaç gün sonra serbest bırakılır. Ofis ortamı gibi hafif işlerine çoğu hasta 1-2 hafta içinde dönebilir.

İkinci haftadan itibaren şişlik belirgin şekilde azalır ve memelerin yeni şekli daha net görünmeye başlar. Ancak, memelerde ve meme uçlarında devam eden bir uyuşukluk veya aşırı hassasiyet olması normaldir. Bu, ameliyat sırasında geçici olarak etkilenen sinirlerin iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve duyuların tamamen geri gelmesi birkaç ayı, bazen bir yılı bulabilir. 4-6 hafta boyunca ağır fiziksel aktivitelerden, ağır kaldırmaktan ve üst vücudu zorlayan egzersizlerden kaçınılmalıdır. Cerrahınızın önerdiği destekleyici sütyenin 24 saat boyunca (belirli bir süre için) giyilmesi, iyileşmeyi destekler ve yeni şeklin korunmasına yardımcı olur.

Birinci aydan sonra, çoğu şişlik kaybolur ve memeler daha yumuşak ve doğal bir his vermeye başlar. İzler ilk başta kırmızı ve belirgindir, ancak 6 ay ile 2 yıl arasında zamanla soluklaşır ve yassılaşır. Nihai sonuçların tam olarak ortaya çıkması ve memelerin son şeklini ve pozisyonunu alması birkaç ayı, hatta bir yılı bulabilir. Bu süreçte sabırlı olmak ve cerrahınızın talimatlarına harfiyen uymak, en iyi sonucu almanız ve komplikasyon riskini azaltmanız için çok önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Meme dikleştirme, meme başı ve areolayı besleyen sinirler ile süt kanallarını mümkün olduğunca korumaya odaklanan bir teknikle yapıldığından, birçok kadın ameliyat sonrasında başarıyla emzirebilmektedir. Ancak, bu fonksiyonun %100 garanti edilemeyeceği anlaşılmalıdır. Emzirme yeteneği, ameliyatta uygulanan tekniğe, memedeki sinir ve kanal yapılarının bireysel anatomisine ve iyileşme sürecine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Eğer gelecekte emzirmek öncelikli bir hedefiniz ise, bu durumu cerrahınızla ameliyat öncesinde mutlaka detaylı olarak konuşmanız önerilir.
Meme dikleştirme ameliyatı iz bırakan bir cerrahidir ve izlerin tamamen kaybolması beklenmemelidir. Ancak, izler genellikle mayo veya sütyen ile kapatılabilecek stratejik yerlerde konumlandırılır. İzler ilk aylarda kırmızı ve belirgin olabilir, ancak 6 ay ile 2 yıl arasında zamanla soluklaşır, yassılaşır ve cilt rengine yakın bir hale gelir. İzlerin görünümünü iyileştirmek için cerrahınızın önerebileceği silikon jeller, iz kremleri, lazer tedavileri veya bası giysileri gibi yöntemler mevcuttur. İz oluşumu, genetik yatkınlık ve cilt tipi gibi faktörlerden de etkilenir.
Ameliyatın sonuçları genellikle uzun ömürlü kabul edilir, ancak yaşlanma, yerçekimi, kilo dalgalanmaları, hamilelik ve emzirme gibi doğal süreçler zamanla memelerin tekrar sarkmasına neden olabilir. Ameliyat, memeleri mevcut durumlarına göre gençleştirir ve dikleştirir, ancak yaşlanma süreci devam eder. İstikrarlı bir kiloyu korumak, iyi destekleyici sütyenler kullanmak ve genel cilt sağlığına dikkat etmek, ameliyat sonuçlarının uzun vadede korunmasına yardımcı olacaktır.
Evet, bu iki prosedür sıklıkla kombine edilir. Özellikle hamilelik ve emzirme sonrası hem hacim kaybı hem de sarkıklık yaşayan hastalar için ideal bir yaklaşım olabilir. Meme protezi yerleştirilerek hacim artışı sağlanırken, aynı anda mastopeksi işlemi ile memeler dikleştirilir ve şekillendirilir. Bu kombinasyon, hem dolgun hem de dik memeler elde edilmesini sağlayarak kapsamlı bir gençleştirme sunar. Hangi tekniğin uygulanacağına hastanın ihtiyaçlarına ve anatomik yapısına göre karar verilir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi meme dikleştirmede de genel riskler enfeksiyon, kanama, anesteziye bağlı reaksiyonlar, yara iyileşmesinde gecikme ve kan pıhtısı oluşumu şeklinde sıralanabilir. Prosedüre özel riskler ise asimetri, meme ucu veya ciltte geçici veya kalıcı his kaybı, meme ucu veya ciltte doku kaybı (nekroz), kötü yara iyileşmesi ve belirgin iz oluşumu, emzirme yeteneğinde azalma ve meme ucu konumunda değişikliktir. Bu risklerin oluşma ihtimali, deneyimli bir cerrah tarafından yapılan detaylı planlama ve hasta uyumu ile en aza indirilebilir.
OP.DR. İBRAHİM TABAKAN | Meme Dikleştirme
Online Randevu
Bu web sitesi çerez kullanır
Hizmet kalitemizi artırmak adına internet sitemizde çerezler kullanmaktayız. Detaylı bilgi almak için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz
Daha Fazla Seçenek
Sadece Zorunlu Çerezler
Seçilenlere İzin Ver
Tümünü kabul et